27 Nisan 2011 Çarşamba

Size de oluyor mu?

Her geçen gün eşyalar biraz daha küçülüyor sanki gözümde...Çocukluğumda erişemediğim o büyük eşyaların, dev binaların aslında o kadar da büyük olmadığını görmek hayalkırıklığı yaşatıyor insana.Ama bir o kadar da kendine güven duygusu getiriyor beraberinde. En güzeli de o günkü heyecanlarla bugünkü birikimi birleştirmek galiba...

İşte bu konuda bir paylaşım:

Babam her şeyi bilir!

4 yaş: Babam her şeyi bilir.
• 5 yaş: Babam çok şeyi biliyor.
• 6 yaş: Benim babam, senin babandan daha çok şey biliyor.
• 8 yaş: Babam her şeyi bilmiyor olabilir.
• 10 yaş: Babamın gençliğinde her şey çok farklıymış.
• 12 yaş: Aslında, babam bu konuda hiçbir şey bilmiyor. Çocukluğunu anımsayamayacak kadar yaşlı.
• 14 yaş: Babama kulak asma, o artık çağ dışı kaldı.
• 21 yaş: Babam mı? Aman Tanrım! o hiçbir işe yaramaz


• 25 yaş: Babam bu konuda az da olsa bir şeyler biliyor. Ama o yaştaki insanın bu konuda bir şeyler bilmesi normal zaten.
• 30 yaş: Bu konuda babamın fikrini alsak iyi olur. O kadar deneyimli ki!
• 35 yaş: Babama sormadan hiçbir şey yapmasam iyi olacak.
• 40 yaş: Acaba babam bu konunun nasıl üstesinden gelirdi? Ne kadar akıllı ve deneyimli bir insandı.
• 50 yaş: Babamın yanımda olması ve bu konu hakkında fikir vermesini ne kadar çok isterdim. Onun ne kadar akıllı olduğunu hiç taktir etmemişim. Ondan çok şey öğrenebilirdim.

          Ann Landers

26 Nisan 2011 Salı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var...

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.


Ataol BEHRAMOGLU

24 Nisan 2011 Pazar

Kaliteli yaşamın sırları

Kaliteli yaşamın sırlarını aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

Farkında olmak ve farkındalık yaratmak
İnsan ilişkilerine önem vermek
Sağlıklı beslenmek ve spor yapmak

Seçimlerimiz ve kaliteli yaşamak...

Farklı olmak, hayır diyebilmek ve en önemlisi de kendini tanımak.


Kaliteyi yaşamayı seçtiyseniz bloğuma hoşgeldiniz...