Yakında yayında...
Kaliteli Yaşam
13 Eylül 2017 Çarşamba
17 Mayıs 2015 Pazar
İTALYA MACERAMIZ
Aylar önceden alınan 2 uçak bileti ve son gün gelen vize ile başlayan İtalya maceramız ışık hızıyla sona erdi. 3 Mayıs'ta oğlumun 2.yaşgünü kutlamasının ardından 4 Mayıs'ta eşimle Roma'ya gittik.

Havaalanında Europcar'dan kiraladığımız arabayı teslim alarak düştük yollara. 4 gece 5 gün 1.216 km yol yaptık:)

İlk gün Kolezyum, Roma Forumu, Trevi(Aşk Çeşmesi) ve İspanyol merdivenlerini gördük. Aşk Çeşmesi hala tadilattaydı, fotoğraf çektik ama ihtişamını göremedik maalesef. Boş havuza da para atmayı ihmal etmedik tabi:)


İkinci gün Pisa ve ardından Floransa'ya geçtik. Pisa'da klasik fotosuz olmazdı tabi;)
Üçüncü gün Venedik günüydü. Venedik bence dünya üzerinde görülebilecek en özgün şehirlerden biri ve gerçekten romantizm şehri...San Marco Meydanı da çok kalabalıktı...

Akşamına eşimin İtalyan arkadaşının evinde akşam yemeği yedik ve Roma'nın yolunu tuttuk.

Son günümüzü Vatikan'a ayırmıştık. Vatikan'da duvarları süsleyen muhteşem resimler, Leonardo da Vinci'nin, Mighelangelo'nun tabloları ve özellikle Sistin Şapeli ve sipiral merdivenler görülmeye değer.
Aynı günün akşamı Kolezyum, Aşk Çeşmesi ve Panteon'un gece görüntüsünü izlemek için Roma sokaklarında kaybolduk. Ve böylece 4 gece-5 günlük dolu dolu programımızı tamamladık:) Buraya koymak için seçmekte zorlandığım muhteşem fotoğraflar çektik ve oğlumuza anlatacağımız güzel anılar biriktirdik...
Kısaca bireysel İtalya turu konusundaki yorumlarımızı aşağıda özetliyorum:
1-İtalya'da tarihi yapıtlar çok fazla, gittiğiniz yerlerin tarihini okumak için fazla vaktiniz yoksa bireysel turunuz taş görmekten ibaret olabilir yada bizim gibi yollarda okumak durumunda kalabilirsiniz.
2-İtalya'da su dahil olmak üzere tüm yiyecekler ve hediyelikler oldukça pahalıydı. Alışveriş yaparken de pazarlık yapmakta fayda var, mutlaka fiyatı düşürüyorlar yada almanız için size cazip bir teklif sunuyorlar.
2-Özellikle Roma'da güvenlik problemi hat safhada. Fas, Tunus'tan gelen şahıslar satıcı olarak rahatsız edici derecede yapışkanlar, araç camlarını patlatıp hırsızlık ta yapıyorlarmış. Bu yüzden kiraladığımız araca full kasko yaptırdık ve kullanmadığımız zamanlarda kapalı otoparka bıraktık. Bu nedenle araç kiralama işi bize öngördüğümüzden daha pahalıya mal oldu.
3-İtalya'da araç kiralamayı önermiyoruz. İlla kiralayacaksanız yanınızda mutlaka navigasyon olsun, aksi taktirde gideceğiniz yeri bulmak neredeyse imkansız. Tabelalar Türkiye'deki gibi açıklayıcı değil ve her yerde yok. Ben offline haritası olan Ulmon uygulamasından(Rome, Florance, Venice olarak ayrı) da çok yararlandım, şehir içinde heryeri elimle koymuş gibi buldum:)
4-Altı çizili olarak yazıyorum. İtalya'da özellikle de turistik şehir yollarında çok ama çok fazla radar var. Hız limitleri sürekli değişiyor, çok dikkatli olmak lazım.
Havaalanında Europcar'dan kiraladığımız arabayı teslim alarak düştük yollara. 4 gece 5 gün 1.216 km yol yaptık:)

İlk gün Kolezyum, Roma Forumu, Trevi(Aşk Çeşmesi) ve İspanyol merdivenlerini gördük. Aşk Çeşmesi hala tadilattaydı, fotoğraf çektik ama ihtişamını göremedik maalesef. Boş havuza da para atmayı ihmal etmedik tabi:)
İkinci gün Pisa ve ardından Floransa'ya geçtik. Pisa'da klasik fotosuz olmazdı tabi;)
Üçüncü gün Venedik günüydü. Venedik bence dünya üzerinde görülebilecek en özgün şehirlerden biri ve gerçekten romantizm şehri...San Marco Meydanı da çok kalabalıktı...
Akşamına eşimin İtalyan arkadaşının evinde akşam yemeği yedik ve Roma'nın yolunu tuttuk.
Son günümüzü Vatikan'a ayırmıştık. Vatikan'da duvarları süsleyen muhteşem resimler, Leonardo da Vinci'nin, Mighelangelo'nun tabloları ve özellikle Sistin Şapeli ve sipiral merdivenler görülmeye değer.
Kısaca bireysel İtalya turu konusundaki yorumlarımızı aşağıda özetliyorum:
1-İtalya'da tarihi yapıtlar çok fazla, gittiğiniz yerlerin tarihini okumak için fazla vaktiniz yoksa bireysel turunuz taş görmekten ibaret olabilir yada bizim gibi yollarda okumak durumunda kalabilirsiniz.
2-İtalya'da su dahil olmak üzere tüm yiyecekler ve hediyelikler oldukça pahalıydı. Alışveriş yaparken de pazarlık yapmakta fayda var, mutlaka fiyatı düşürüyorlar yada almanız için size cazip bir teklif sunuyorlar.
2-Özellikle Roma'da güvenlik problemi hat safhada. Fas, Tunus'tan gelen şahıslar satıcı olarak rahatsız edici derecede yapışkanlar, araç camlarını patlatıp hırsızlık ta yapıyorlarmış. Bu yüzden kiraladığımız araca full kasko yaptırdık ve kullanmadığımız zamanlarda kapalı otoparka bıraktık. Bu nedenle araç kiralama işi bize öngördüğümüzden daha pahalıya mal oldu.
4-Altı çizili olarak yazıyorum. İtalya'da özellikle de turistik şehir yollarında çok ama çok fazla radar var. Hız limitleri sürekli değişiyor, çok dikkatli olmak lazım.
Etiketler:
bireysel italya gezisi,
Floransa,
İtalya,
İtalya gezisi,
Pisa,
Roma,
tatil,
Vatikan,
Venedik
16 Haziran 2012 Cumartesi
İzmir'den ellerimiz ödül dolu döndük:)
İzmir Swiss Otel'de gerçekleşen Kalder Mükemmelliği Arayış Sempozyumu'na bu yıl da katıldık.
Her iki gün de Bosch, Vestel, Vodafon gibi birçok büyük firma temsilcilerinin birbirinden değerli konuşmalarını dinleme fırsatı bulduk. İkinci gün benim de okuduğum ''Sadece aptallar 8 saat uyur'' kitabının yazarı Erdal Demirkıran'ın sunumuna katıldık.Harika bir konuşmaydı, kendisinin tüm kitaplarını okumaya karar verdim:)
Ödül töreni öncesi Behzat-Süheyl Uygur kardeşlerin ''Yaşamda Kalite''üzerine (!) söyleşileri oldu.Hazırlıksız yakalanmış gibi davransalar da işyerinde somurtmaktan yüzleri düşmüş topluluğu güldürmeyi başardılar.Teşekkürler Behzat ve Süheyl!
Vee...Bu yıl 2 ekibimizle başvurduğumuz ''Yılın Başarılı Ekibi Ödülü'' için düzenlenen törende 2 ödül ardarda gelince çok mutlu olduk...Kendi ekibimi ve diğer ekipteki arkadaşlarımızı tebrik ediyorum...
Her iki gün de Bosch, Vestel, Vodafon gibi birçok büyük firma temsilcilerinin birbirinden değerli konuşmalarını dinleme fırsatı bulduk. İkinci gün benim de okuduğum ''Sadece aptallar 8 saat uyur'' kitabının yazarı Erdal Demirkıran'ın sunumuna katıldık.Harika bir konuşmaydı, kendisinin tüm kitaplarını okumaya karar verdim:)
Ödül töreni öncesi Behzat-Süheyl Uygur kardeşlerin ''Yaşamda Kalite''üzerine (!) söyleşileri oldu.Hazırlıksız yakalanmış gibi davransalar da işyerinde somurtmaktan yüzleri düşmüş topluluğu güldürmeyi başardılar.Teşekkürler Behzat ve Süheyl!
Vee...Bu yıl 2 ekibimizle başvurduğumuz ''Yılın Başarılı Ekibi Ödülü'' için düzenlenen törende 2 ödül ardarda gelince çok mutlu olduk...Kendi ekibimi ve diğer ekipteki arkadaşlarımızı tebrik ediyorum...
Nice başarılara
imza atmak dileğiyle...
13 Mart 2012 Salı
Portekiz'den harika anılarla döndüm...
4 Mart 2012 Pazar günü Portekiz'in Faro şehrinde bulunan eşimi ziyarete gitmek üzere yola çıktım.
Yolculuğum sabah 07:30'da Bursa'daki evimden çıkarak başladı. Iberia Havayolları'na ait uçağım saat 17:20'de kalkacaktı ancak pistteki yoğunluk nedeniyle 1 saat rötarla kalkabildik. Yerel saat 21:00 civarında Madrid'e vardım.
Siz şimdi Portekiz'e gitmiyor muydun, Madrid'te ne işin var diye soracaksınız. Vizem İspanya vizesi olduğu için zorunlu olarak İspanya üzerinden Portekiz'e geçmem gerekiyordu.Madrid'ten Sevilla'ya direkt otobüs yoktu o saatte, mecburen Cordoba'dan aktarmalı gittim Sevilla'ya. Sevilla'ya vardığımda Faro'ya gidecek otobüsün kalkmasına 4 saat vardı. Ben de bu süreyi gezip alışveriş yaparak değerlendirdim. Dolaşırken 5 yıl önce öğrenciyken kaldığım evi buldum, ev sahibesiyle tanıştım. Müthiş İspanyolcamla(!) kendimi tanıttım, eşimle buluşmak için buraya geldiğimi anlattım. Benim için çok anlamlı bir ziyaretti.
Burada bir de Bacalhau dedikleri kurutulmuş, tuzlanmış bir balık çeşidini çok tüketiyorlar. Marketlerde kg larca bachalau vardı. Bunları pişirmeden önce 1 gün suda bekleterek tuzdan arındırıyorlarmış. Ama çok kötü kokuyordu. Öyle ki bundan sonra kötü kokan birşeyle karşılaştığımızda ''bacalhau gibi kokuyor'' deyimini kullanmaya başladık:)
Yolculuğum sabah 07:30'da Bursa'daki evimden çıkarak başladı. Iberia Havayolları'na ait uçağım saat 17:20'de kalkacaktı ancak pistteki yoğunluk nedeniyle 1 saat rötarla kalkabildik. Yerel saat 21:00 civarında Madrid'e vardım.
Faro'ya 5 Mart Pazartesi yerel saat 19:00 civarında ulaştım. Eşimle başka bir ülkede buluşmak çok romantikti...Eşimin gemisine geçtik. Faro'da kaldığımız 5 gün boyunca hergün farklı yerleri dolaştık. İşte sizlere Faro'dan birkaç kare...
Portakal, Portugal'dan geliyormuş. Faro şehrinin içi de portakal ağaçlarıyla doluydu.
Faro, Portekiz'deki en eski yerleşim yerlerinden biri. Portekiz doğu ve batı olmak üzere 2 bölgeye ayrılmış. Faro Algarve yani Al-Garb(Arapça batı) tan türemiş olan batı bölgesinde yer alan küçük bir şehir.Yakınında km lerce uzanan kumsal var ama buranın Atlas Okyanusu'na kıyısı olduğundan denizi de genelde rüzgarlı oluyor.Aynı zamanda burada med cezir olayını görme fırsatım oldu. Belli bir saatten sonra su seviyesi birkaç metre azalıyor ve belli yerlerde çamur kalıyor. Bu sebeple gemiler de ancak su seviyesinin yüksek olduğu saatlerde limana giriş-çıkış yapabiliyor.
Liman yolundan bir panorama
Portekiz sokaklarında mutlu bir çift:)
Portekiz deyince akla ilk gelen şeyler futbol ve meşhur denizci Vaco do Gama. Denizcilikteki başarıları sebebi ile Doğu Timor, Brezilya, Angola gibi birkaç ülke uzun süre Portekiz'in sömürgesi durumunda olmuşlar.Bu ülkelerde bugün hala Portekizce konuşulmaktaymış. Ancak ülke geçmiş yüzyıllarda meydana gelen deprem, iç savaşlar ve kötü yönetim sebebi ile ülke bugün ekonomik krizin eşiğinde. Nereye baksanız balık, çapa, gemi figürleri var. Sokaklardaki arnavut kaldırım taşlarıyla bile balık figürleri yapılmış. E tabi böyle bir ülkede her türlü deniz ürünü bulabilirsiniz. Biz de öyle yaptık, birbirinden enfes deniz ürünlerinin tadına baktık.
07.03.2012
11 Mart Pazar günü yine Madrid'ten İstanbul'a döndüm harika anılarla. Aktarmalı olduğu için zor bir seyehat oldu ama buna fazlasıyla değerdi. Yolculuk esnasında İspanya, Malezya, Kanada ve Arjantin'den turist arkadaşlar edindim.
Tek başıma toplamda 8000 km lik bir yol katetmiş oldum, inanılmaz bir deneyimdi. Beni bu konuda cesaretlendiren eşime bana bu fırsatı verdiği için binlerce kez teşekkür etmek istiyorum. İleride çocuklarımıza anlatacağımız harika anılarla Portekiz(Faro) seyehati notlarıma burada son veriyorum. Kalanı kişisel ajandamda ve kalbimde saklı;)
24 Aralık 2011 Cumartesi
2012'ye günler kala...
Yeni yıl,yeni başlangıçlar demek...Aynı zamanda bir önceki yılın sonunda planladıklarımızı,hedeflediklerimizi hangi ölçüde gerçekleştirdiğimizin muhasebesini yapma zamanı.Düşünüyorum da aslında bazı şeyler iyi ki bitmiyor,iyi ki yarına yapacak bir yığın şey kalıyor.Hayat bu değil midir?İnsan ölürken bile yarım kalan işleri yok mudur?
Yeni yıl da yine yeni hayallerimiz olacak.Ne kadar şanslıyız ki bu hayallere ulaşmak için yeterince sağlıklıyız,yeterince destek alıyoruz sevdiklerimizden.Yeni yılda hayattan daha fazla zevk almanız dileğiyle...
Yeni yıl da yine yeni hayallerimiz olacak.Ne kadar şanslıyız ki bu hayallere ulaşmak için yeterince sağlıklıyız,yeterince destek alıyoruz sevdiklerimizden.Yeni yılda hayattan daha fazla zevk almanız dileğiyle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)